Kayısı, ihracatçının en dar zaman penceresiyle çalıştığı meyvelerden biridir. Ağaçtan koptuktan sonra olgunlaşmayı sürdürür ve raf ömrü, çoğu turunçgilin onda biri kadardır. Bu yüzden kayısı ihracatında başarıyı belirleyen şey ürünün kendisi değil, hasattan konteynere kadar geçen saatlerin nasıl yönetildiğidir.
Sezon: Mart’ta açılır, Ağustos’ta kapanır
Taze kayısı programımız Mart ayında açılır ve Ağustos sonunda kapanır. Sezonun ilk ürünü örtü altından gelir; açık alan hasadı Mayıs’ta devreye girer. Bu altı aylık pencerenin içinde de üç ayrı dönem vardır ve her birinin alıcısı farklıdır.
Mart ve Nisan, örtü altı erkenci ürünün dönemidir. Miktar sınırlıdır, fiyat yüksektir, alıcı çoğunlukla erken sezon rafını doldurmak isteyen Avrupa zincirleridir. Mayıs ve Haziran, açık alan hasadının açıldığı ve hacmin en yükseğe çıktığı dönemdir; program sevkiyatı için en uygun aylar bunlardır. Temmuz ve Ağustos ise geç çeşitlerin dönemidir ve rekabet düşer.
Sipariş planlaması yaparken bu üç dönemi ayırmak gerekir. Nisan fiyatıyla Haziran hacmi aynı anda istenirse program tutmaz.

Boylama alıcıya göre değişir
Taze kayısı ihracatında boylama çap üzerinden yapılır ve pazar başına değişir. Rus ve Orta Doğu pazarları iri meyveyi tercih eder; Avrupa perakendesi ise birörnek boy ve kusursuz kabuk arar. Bir partide boy karışıklığı, kalite sorunundan daha çok itiraz üretir.
Kabuk rengi, olgunluk seviyesinin ilk göstergesidir ama tek başına yeterli değildir. Sevkiyat mesafesi uzadıkça meyve daha sert toplanır: yakın pazar için tam sarıya dönmüş ürün yüklenirken, uzak pazara giden partide meyve henüz sarıya dönerken toplanır.
Soğuk zincir: 0–2 °C ve bekleme yok
Kayısının doğru muhafaza sıcaklığı 0–2 °C‘dir ve bu aralık hasat sonrasında mümkün olan en kısa sürede yakalanmalıdır. Bahçeden gelen meyvenin içindeki ısının alınması — sektörün deyimiyle ön soğutma — kayısıda pazarlık konusu değildir. Ön soğutması yapılmamış bir parti, konteyner kapısı açıldığında görünüşte sağlam çıkar ama raf ömrünü yolda bırakmıştır.
Soğuk zincirin kırılmadığını gösteren şey de kayıttır. Yükleme sıcaklığı, konteyner ayar değeri ve yol boyunca alınan ölçümler alıcıya belge olarak sunulabiliyorsa, o parti tartışmadan kabul edilir.
Ambalaj: koruma ve palet verimi birlikte
Taze kayısıda yaygın ambalaj 30 × 40 × 14 cm ölçüsündeki tek katlı kasadır. Tek kat, meyvenin kendi ağırlığıyla ezilmesini önler; kasa yüksekliği ise havanın kasa içinde dolaşmasına izin verir.
Palet düzeni de en az kasa kadar belirleyicidir. Kasalar arasında hava kanalı kalmayan bir palet, soğuk hava deposunda dış sıralarını soğutur ama ortasını sıcak bırakır. Bu, alıcının kapıda ölçtüğü sıcaklık ile partinin ortasındaki gerçek sıcaklığın neden farklı çıktığını açıklar.
Belge ve izlenebilirlik
Avrupa’ya giden her taze meyve partisi, kalıntı limitleri ve izlenebilirlik açısından belgelenebilir olmalıdır. GLOBALG.A.P. sertifikası üretim aşamasını, ISO 22000 ise paketleme tesisindeki gıda güvenliği yönetimini kayıt altına alır. Alıcı bir sorunla karşılaştığında sorduğu ilk soru, o partinin hangi bahçeden geldiğidir; bu soruya saatler içinde cevap verilemiyorsa ticari ilişki oradan zarar görür.
Tedarikçi seçerken bakılacaklar
Kayısı gibi kısa ömürlü bir üründe tedarikçinin üç özelliği öne çıkar. Birincisi, hasat bölgesine yakın soğuk hava kapasitesidir; ürünün tarladan tesise gelme süresi ne kadar kısaysa raf ömrü o kadar uzundur. İkincisi, sezon boyunca kesintisiz program verebilmesidir. Üçüncüsü ise kayıt disiplinidir.
Kayısı ihracatında süreç: hasattan yüklemeye
Türkiye’den kayısı ihracatı altı adımda yürür: hasat, soğutma, tasnif, paketleme, soğuk muhafaza ve soğuk zincirle sevkiyat. Bir kayısı ihracatçısı olarak Hatipoğlu Tarım bu adımların tamamını kendi tesislerinde, tek elden yürütür. İhracatlık ürün ayrılırken alıcının pazarı, satış kanalı ve transit süresi birlikte değerlendirilir; Avrupa’ya kayısı ihracatında her parti ayrıca kalıntı analizinden geçer.
Kayısı ihracatında fiyat teklifi için gereken bilgiler şunlardır: çeşit, kalibre, ambalaj, haftalık miktar, teslim haftası ve varış ülkesi. Bu bilgilerle yükleme planı ve fiyat teklifi hazırlanır.
Hatipoğlu Tarım, 2002’den bu yana Antalya merkezli olarak yaş sebze ve meyve ihracatı yapıyor. Serik, Kepez, Mavikent, Yenişehir ve Alaşehir’deki beş tesis, hasat bölgelerine yakın konumları sayesinde ürünün soğuk zincire giriş süresini kısaltıyor. 128 ürün çeşidi ve 42 ülkeye yapılan sevkiyat, sezon boyunca program sürekliliğini mümkün kılıyor.
Kayısı sezonunuz için fiyat ve program talebinizi iletebilirsiniz.

